DİN PSİKOLOJİSİ GÜNLERİ
İlahiyat Fakültesi ile Mavera İlim Fikir ve Sanat Kulübü tarafından düzenlenen “Geleneksel Din Psikolojisi Günleri” etkinliğinde ilahiyat alanında söz sahibi isimler ağırlandı.
 
İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu ve 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda din ve dindarlık hakkında öğrencilerin bilinç düzeylerinin geliştirmesini sağlamak amacıyla konferans ve panel düzenlendi.
 
“Hac ve Umre Bağlamında İbadet Psikolojisi” konferansı
 
Geleneksel Din Psikolojisi Günleri’nin birinci bölümünde davetli konuşmacı Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Karaca “Hac ve Umre Bağlamında İbadet Psikolojisi” konulu konferans verdi.
 
İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen konferansa İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer, İl Müftüsü Halil Bektaş, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Köse, davetli konuşmacılar, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
 
Konferans İlahiyat Fakültesi öğrencisi Hafız Akın Bayrak’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
 
Konferansın açılışında konuşan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer, İlahiyat Fakültesi öğrencileri ile geçtiğimiz günlerde yaptıkları umre ziyaretiyle ilgili olarak rahat, huzurlu ve heyecanlı bir umre geçirdiklerini belirtti. Yücer, düzenlenen Geleneksel Din Psikolojisi Günleri programının, umre ziyaretinin ardından yapılmasının kendileri adına memnun edici olduğunu söyledi.
 
“İbadetsiz bir din yoktur”
Konferansa konuşmacı olarak katılan Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Karaca, ibadet psikolojisinin etkilerinden söz etti. Konuşmasında din ve ibadet kavramı üzerinde duran Karaca “Din psikologları olarak dini,  inanan varlığın inandığı varlıkla kurmaya çalıştığı şuursal temas ve ilişki şeklinde bir tanımlama yapıyoruz. İbadetleri tanımladığımız zamanda neredeyse aynı şeylerden bahsediyoruz. İbadete başvurmayan hiçbir din yok. İbadet olmadan bu şuursal temasın kurulma imkânı ortadan kalkacak. İbadetler, inanan varlığın inandığı varlıkla şuursal düzeyde oluşturan ve onu şuura taşıyan her türlü etkinlik olarak tanımlanabilir. İbadetsiz bir din yoktur” dedi.
 
“Dinin insanda gelişen şekline dindarlık diyoruz”
Psikolojik açıdan dini, insana sunabileceği imkân ve fırsatlar olarak ele aldıklarını vurgulayan Karaca, insanların en temel probleminin gelişim problemi olduğunu söyledi. İnsan gelişiminde ibadetin önemine değinen Karaca konuşmasına şu sözlerle devam etti: ”Dinin insanda gelişen şekline dindarlık diyoruz. Din insanın dışında olan bir şeydir. İçine girdiği zaman din değildir artık, dindarlık olmuştur. Dinin insani gelişimine katkıda bulunabilmesi için önce kendinin gelişmesi gerekir. Kendisinin gelişebilmesi için de ibadetlerin devreye girmesi gerekir. İbadetlere başvurmadan dinin gelişiminin gerçekleşme imkânı yoktur.”
 
“Hac ibadeti yalın bir ibadet değil, bir ibadet setidir”
İbadet psikolojisini pozitif yönde etkileyebilecek bütün faktörlerin hac ibadetinde bulunduğunu dile getiren Karaca, insanı etkileyen bireysel, sosyal, çevresel ve fiziksel faktörlerin hac psikolojisinde yer aldığını belirtti. Hac ibadetinin kutsal bir zamanda, kutsal mekânda yapıldığını ve çok büyük kalabalıklarla icra edildiğini aktaran Karaca “Hac ibadeti yalın bir ibadet değil. Bir ibadet setidir. Haccın şuurumuza taşıyabileceği renk daha fazladır” dedi.
 
İbadetleri motivasyon açısından da değerlendiren Karaca, hac ve umre ibadetinin motivasyonunun diğer ibadetlere göre daha yüksek olduğunu söyledi.
 
“Dindarlığın Etkileri” paneli
 
Programın ikinci bölümünde ise Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Karaca’nın oturum başkanlığında “Dindarlığın Etkileri” konulu panel gerçekleştirildi.
 
15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda düzenlenen panelde Çanakkale 18 Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Kaplan, Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koç, Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muammer Cengil ve Afyon Kocatepe Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mebrure Doğan konuşmacı olarak yer aldı.
 
Panelin ilk konuşmacısı Çanakkale 18 Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Kaplan “Neden Ben? Travma, Takdir ve Terapi” konulu konuşma yaptı. Kaplan, dini gelişimde ibadetlerin besleyici etkisinin yanı sıra insanı dini ve kişisel anlamda olgunlaştıran durumun yaşanan krizler olduğunu söyledi. İnsanın başına gelen her şeyin olumlu ya da olumsuz bir anlamı olduğunu vurgulayan Kaplan, olumsuz olayların insana verdiği mesajlar olumlu yönde alınırsa kişilik gelişimine imkân yaratacağını dile getirdi.   

Panelin ikinci konuşmacısı Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koç “Affetmenin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkileri” konulu sunum gerçekleştirdi. Koç, affetmenin psikolojik belirtileri üzerindeki etkilerinden bahsederek affetmenin insanı iyileştirdiğini söyledi. Gerçek affetmenin önemini vurgulayan Koç “Gerçek affetme, incinen kişinin mevcut haksızlığın farkına varabilmesi ve kişinin istekli bir şekilde intikamdan ziyade merhametle karşılık vermeyi seçmesidir.” dedi. Konuşmasında affetme esnekliğiyle ilgili olarak Koç “Affetme esnekliği, bireyin kendisini affetme, başkasını affetme ve durumu affetmesi gerektiği zamanı bilmesidir. Affetmek unutmak değildir. Affetmek güçlü insanların işidir” dedi.    
 
Panelin üçüncü konuşmacısı Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muammer Cengil “Mistik Dindarlarda Stresle Başa Çıkma” konulu konuşma yaptı. Cengil konuşmasında mistik dindarların yaşamış oldukları stresle başa çıkmanın yöntemlerini aktardı. Cengil konuşmasında üç tür dini başa çıkma yönteminden bahsederek bu yöntemlerin benlik figürlü başa çıkma, erteleyici başa çıkma ve işbirlikçi başa çıkma yöntemi olduğunu söyledi.
 
Panelin son konuşmacısı olan Afyon Kocatepe Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mebrure Doğan,  “Bir Başa Çıkma Aracı Olarak Sabır” konulu sunum gerçekleştirdi. Konuşmasında sabrın önemine vurgu yapan Doğan “Sabır dini başa çıkmanın araçlarından biri olduğu gibi dini olmayan, seküler başa çıkmanın da etkili araçlarından biridir. Bireyin psikolojik gücü olarak sabır, aynı zamanda psikolojik iyi oluşuna katkı sağlamaktadır. Başa çıkma ya da problem çözme yöntemi ne olursa olsun tüm bu problem çözme çabaları ile birlikte sabır adeta gerekliliktir” dedi.

Etkinlik resimleri için tıklayınız.